blank

Hastaların İyileştiği, Dünyanın En Mutlu Adası: Ikaria

Öleceğinizi bilseniz son zamanlarınızı nerede geçirmek isterdiniz? Haydi hep birlikte Ikeria Adası’na gidiyoruz.

Yunan adaları deyince aklınıza gelen ince kumlu plajlar, eğlence mekanları ve rakı sofraları geliyordur. Fakat Ikeria adası bazı özellikleri ile diğer adaların arasından sıyrılıyor, nasıl mı?

Öncelikle adanın ismini ele alalım. Ada ismini güneşe uçmak için bal mumundan kanatlar yapan fakat yaklaştıkça eriyerek düşen Ikarus’tan almıştır.Adanın neden bu kadar mucizevi olduğunuysa anlatmaya güzel bir hikaye ile başlayalım. 1943’te Yunan savaşı sırasında yaralanan Stamatis Moraitis önce Türkiye’ye sonra ise Amerika’ya kaçıyor. Amerika’da güzel bir hayat kuran Stamatis nefes alma problemleri yüzünden doktora gittiğinde ise acı gerçeği öğreniyor. Akciğer kanseri teşhisi konan Stamatis için öngöülen yaşam süresi sadece 9 ay. Doğduğu büyüdüğü topraklara giderek son zamanlarını huzur içerisinde geçirmek isteyen Stamatis’in döndüğünü duyan akrabaları her gün onunla birlikte vakit geçirmeye başlıyor ve günler bu şekilde birbirini takip ediyor.

blank



Kahvede tavla oynamaktan, şarap içmelere, güzel yürüyüşlerden harika balık sofralarına… Günler günleri kovalarken Stamatis bahçesinde kendi sebze meyvesini bile yetiştirmeye başlıyor. Canı istediği zaman uyanan ve bağcılık yapmaya başlayan Stamatis fark etmeden 9 ayı devirmiş bile. Zaman geçtikte kendisini çok daha iyi hisseden bu amcamız hiç doktorlara görünmeden hayatını devam ettirmeye başlamış.

Konunu başında belirttiğim dünyanın en mutlu ve uzun yaşanan adası demiştim ya, bunun bir de rakibi var. National Geographic’in yaptığı araştırmaya göre dünyanın en uzun süre yaşanan diğer bir adası da Japonya’da bulunan Okinawa. Neyse Ikeria adasındaki yaşama geri dönelim.

blank



Ikeria’da insanlar saat kullanmıyor, hiçbir şey için de koşuşturmuyorlar. Telaştan uzak olan bu adada stres yok diyebiliriz. Herkes bahçesinde kendi sebze meyvesini yetiştiriyor tamamen organik ve katkı maddesi ise yok. Adada ortalama kişi başı zeytinyağı tüketimi ise yılda ortalama 26 litre. Haftada en az 2 defa balık 5 ayda belki 1 bilemedin 2 kere kırmızı et yiyorlar. Günde ortalama 3 kadeh kırmızı şarap içen ada sakinleri şeker ve unu ise yok denecek kadar az tüketiyorlar. Böyle yaşan bir adanın kahvaltıda mutlaka zeytinyağı tükettiğini söylememe gerek yok herhalde.

Adada saat çok önemli olmadığı için ne zaman uyanırsalar dükkanlar o zaman açılıyor. Öğle uykusu esnaflar için bile geçerli olan bir izin saati. Belirli saatte kepenk kapatan esnaflar genelde güneşin batışına doğru da kepenk kapatabiliyor.

Ikeria adasında insanlar yürümeyi çok seviyor. Kaç yaşında olursa olsunlar insanlar adanın harika manzaralı patikalarında ve yollarında ortalama 10 km ye yakın yürüyor. Onlar için rutine dönen bu davranış hayatlarını çok daha sağlıklı kılıyor. Depresyon ve bunama oranları ise dünya standartlarına göre oldukça düşük.

Ikeria adası hakkında bir dipnot: 1940’lı yıllarda komünistlerin sürüldüğü bir ada olan Ikeria’a hala Yunan Komünist partisine en yüksek oy çıkan ada. Adada yardımlaşma ve imece en sağlıklı işleyen sistemlerden biri. Üretimleini çoğu kendilerine yetecek kadar. Kariyer, para kazanma hırsı, yüksek yaşam standartları gibi beklentileri yok . Bahçelerinde karşılıklı sohbet ederken şarap içmek en güzel aktivitelerden biri onlar için.


blank

Stamatis amcaya dönecek olursa kendisi 102 yaşına kadar gayet sağlıklı yaşamış. Yani doktorların 9 ay ömür biçtiği amcamız 42 yıl daha meydan okumuş sağlık çalışanlarına. 98 yaşında iken kendisine kanser teşhisi koyan doktorları görmeye gittiğinde ise hepsinin çoktan hayatını kaybettiğini öğrenmiş bu da böyle ironik bir durum olsa gerek.

Tahmin edin Ikeria adasında ne yok? Yardımcı olalım, hastane 🙂