Connect with us

Gündem

Okulda, işte, mecliste: LGBTİ’ler her yerde!

Published

on

LGBTİ’ler yaklaşan genel seçimler öncesinde Okulda, işte, mecliste: LGBTİ’ler her yerde! başlıklı bir kampanya başlattı. LGBTİ’lerin karar alma ve siyaset üretme süreçlerinde etkin biçimde yer almaları için başlatılan kampanyanın ayrıntıları 24 Şubat Salı günü, Cezayir Restoran’da düzenlenen basın toplantısında aktarıldı.

LGBTİ’lerin siyasette aktif oldukça, yaşam, eğitim, çalışma, barınma haklarının yanı sıra sağlık hizmetlerinden de eşit olarak yararlanma olanağına kavuşacakları inancıyla çalışmalarını sürdüren Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği SPoD (SPoD LGBTİ), yaklaşan genel seçimler öncesinde Okulda, işte, mecliste: LGBTİ’ler her yerde! başlıklı bir kampanya başlattı. LGBTİ’lerin karar alma ve siyaset üretme süreçlerinde etkin biçimde yer almaları için başlatılan kampanyanın ayrıntıları 24 Şubat Salı günü, Cezayir Restoran’da düzenlenen basın toplantısında aktarıldı.

Sen yoksan hakların da yok!

Hem LGBTİlerin yaşadığı temel insan hakları ihlallerinin daha görünür olmasını sağlamak, hem de kimsenin kimliği yüzünden baskı görmediği bir Türkiye hayalini gerçekleştirmek amacıyla bu kampanyayı başlattıklarını söyleyen SPOD LGBTİ Yönetim Kurulu Üyesi Sedef Çakmak, “Sen yoksan hakların da yok!” şiarıyla yola koyulduklarını belirtti. Önyargılardan arınılan bir ortamda LGBTİlerin eşit vatandaşlar olma yolunda karşılaştıkları ekonomik, sosyal ve hukuki sorunların çok daha rahat bir şekilde konuşulacağına dikkat çeken Çakmak açıklamalarına şu sözlerle devam etti: “Türkiye’de siyasi katılım ile bireyler sadece “oy vermeye” hapsediliyor. Halbuki siyasi katılım karar alıcıların aldığı tüm kararları doğrudan etkileme çabalarıdır. SPoD LGBTİ, seçimlerin izlenmesinden karar alıcılarla doğrudan görüşmeye, çeşitli siyasi kampanyalarla gündemi LGBTİ’lerin yaşadığı sorunlara çekme konusunda bilinçli bir şekilde siyasi katılımın tüm yöntemlerini kullanmaktadır. Fakat esas bir yöntem vardır ki, en etkili olanı da odur: “Sen yoksan hakların da yok” şiarıyla, LGBTİ kimliklerini saklamadan siyasete atılan bireylerin varlığı bile LGBTİ’lere karşı önyargıların çok daha hızlı bir şekilde azalmasına sebebiyet verir. Yeni Anayasa yazım sürecinin tutanaklarından da gördüğümüz üzere, yasa yapıcılar bile LGBTİ’lere karşı toplumda var olan önyargılardan arınmış değiller ve bu önyargıları sebebiyle her gün şiddet, baskı ve dışlanma haliyle yaşamak zorunda kalan LGBTİ’lerin insan haklarının korunmasına yönelik adımlar atılmamakta. LGBTİ olma halinin, saklanması, ayıplanması, tedavi edilmesi ve yok edilmesi gereken bir durum olmadığını her karar alıcının algılayabilmesi ve LGBTİlere yönelik yasalar ve toplumda yer alan olumsuzluk halini giderebilmemiz için açık LGBTİ kimliklerimizle daha aktif bir şekilde siyasete katılmalıyız. Ancak bu sayede  toplumda, mecliste ve partilerde gerçek anlamıyla katılımcı demokrasinin yeşermesini sağlayabiliriz.” 

meclistelgbti

Okulda İşte Mecliste LGBTİ’ler Her Yerde!

Son on beş yılda LGBTİ hakları için verdikleri mücadelenin ana akım siyaset tarafından ciddiye alınmadığını, hatta AKP Hükümeti tarafından bilerek ve isteyerek engellendiğini söyleyen SPOD LGBTİ Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Partog, bu durumun LGBTİ haklarını ve savunucularını marjinalleştimek için yapılan stratejilerden biri olduğuna dikkat çekti: “2011 yılından beri doğrudan siyaset çalışıyoruz. Bu genel seçimlerde de siyasi partilerden bağımsız bir kampanya yürütmeyi, siyasette hem temsil hem de katılım ayaklarını LGBTİ’ler için güçlendirmeyi hedefliyoruz. TBMM’nin her kademesinde LGBTİ temsilcileri ya da LGBTİ haklarını savunan temsilcileri desteklemek, onlarla birlikte hareket etmek, sadece seçme seçilme meselesinin ötesinde bunun bir hak mücadelesi olduğunu herkese anlatmak istiyoruz. Birçok alanda yürütülen mücadelenin siyaset kanadında da yürütülmesi, taleplerimizin yasal ve sosyal bir hak çerçevesi kazanmasına yol açacaktır.”

Türkiye’de LGBTİ hareketinin ve haklarının daha görünür olmasını sağlamak, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılığa dikkate çekmek, eşcinsellerin ne yanlış ne de yalnız olmadıklarını göstermek ve sorunlarına daha güçlü çözümler üretmek amacıyla yola çıktıklarını vurgulayan Partog, açıklamalarına şöyle devam etti: “Demokrasinin en önemli ayaklarından biri olan siyasi temsil ve katılım adaletini neden biz de kullanmayalım? Sözümüzü neden meclis kürsülerinde siyasi partilerde daha güçlü duyurmayalım? Bu kampanyayla LGBTİ’lerin varlığını genel seçimlerde daha görünür kılmak istiyoruz. Demokrasiyi derinleştirmek için, temsilde ve katılımda LGBTİ’ler için de adaletin sağlanması ve güçlendirilmesini amaçlıyoruz.”

Üçüncü Siyaset Okulu başlayacak

2011 yılından bu yana LGBTİ’lerin yaşadıkları hak ihlalleriyle ilgili çalışmalar yürüttüklerini söyleyen SPOD LGBTİ Siyasi Temsil Koordinatörü Sezen Yalçın ise, eşit yurttaşlar olarak tanınmayan, Anayasa’nın eşitlik maddesinde yer almayan, yaşama, çalışma, barınma, sağlık ve eğitim gibi en temel hakları yok sayılan, mevcut hükümet ve hükümete yakın basın organları tarafından defalarca hasta ve sapkın ilan edilen, hedef gösterilen, nefret cinayetlerine kurban edilen eşcinsellerin 20 yıldır süren hak, eşitlik ve özgürlük mücadelesini siyasi temsil ve katılım yoluyla güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. 2012 yılından itibaren her yıl aktivistler, siyasetçiler ve akademisyenlerin katkılarıyla LGBTİ’lere yönelik Siyaset Okulu düzenlediklerine dikkat çeken Yalçın, “SPoD LGBTİ olarak 2014 yerel seçimleri döneminde de LGBTİ eşitliği mücadelesini yürütmek amacıyla kampanya yürüttük. Bu süreçte gerçekleştirilen Siyaset Okulu katılımcıları arasından beş kişi açık eşcinsel ve trans kimlikleriyle farklı partilerden belediye meclisi üyesi adayı gösterildiler. SPoD’un yine bu süreçte yerel yönetimlerin LGBTİ haklarının hayata geçirilmesindeki sorumluluklarını hatırlatmak üzere hazırladığı LGBTİ Dostu Belediyecilik Protokolü’nü HDP, BDP, CHP, TKP ve DSP’li 40 belediye başkan adayı imzaladı. İmzacılar arasında beş büyükşehir belediye başkan adayı da vardı. SPoD seçimlerin ardından İstanbul’un yanı sıra İzmir, Mersin, Adana ve Diyarbakır’da izleme çalışmalarını sürdürdü. Lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseksler okulda, işte, her yerde varlar, olmaya da devam edecekler. Kampanyamızla mücadelemizi meclis ve siyasetin gündemine yerleştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Bu sene üçüncüsü yapılacak olan Siyaset Okulu, 28 Şubat Cumartesi günü, İstanbul’da başlayacak. Eşcinsellerin siyasi alanda güçlendirilmesi ve 2015 genel seçimleri sürecinde LGBTİ hakları mücadelesinin görünürlüğünün arttırılması amacıyla başlatılan, Siyaset Okulu 04 Mart’a kadar devam edecek.

 

Continue Reading
Comments

Gündem

Küfür Eden İnsanlar Daha Dürüst Oluyorlar

Published

on

Yapılan bir araştırmaya göre küfür eden insanların daha dürüst ve ikna edici olduğu ortaya çıktı.

Günlük hayatta ‘sövmek’ veyahut bir savunma mekanizması olarak kullanmak nahoş bir alışkanlık olarak bilinir. Ancak yapılan araştırmalar daha ‘renkli’ bir dil kullanmanın bir takım yararlarının olduğunu ortaya koydu. Küfür etmek, yalnızca akıl ve fiziki sıhhatimize yardımcı olmuyor bu arada diğerleriyle konuşmalarımızı pozitif etkiliyor. Hem de ilmi çalışmalara göre bir zeka göstergesi de sayılan küfür, ağrıya dayanıklılığı dahi artırıyor.

 

CNN Türk’ün Huffingtonpost.com’dan derlediği habere göre, küfür etmek müdafaa ettiğiniz bir savın etkinliğini ve ikna ediciliğini  artırıyor. Bunun yanında küfür etmek bir konu ile ilgili nasıl hissettiğinizi ayrıntılı izahınızı veya fiziksel dövüşe girmeden anlatmanızı da sağlıyor.

Yapılan çalışmalara göre söven insanların sıklıkla daha az yalan söyleyen ve daha yüksek ahlaki standartlara sahip insanlar olduğunu gösteriyor.

 

 

Araştırmacılar yaptıkları araştırmada katılımcıların küfür kullanımını inceledi ve kişinin doğruluğunu belirlemek için kontrol sualleri soran bir grup değerlendirmeden oluşan bir yalan ölçeği yapmalarını sağladılar. Çalışma küfür edenlerle dürüstlük düzeyleri arasında direk ilişki tespit ettiler.

“Küfür etmek ağrıya olan dayanıklılığınızı artırır”

Parmağımızı çarptığımızda bir iki sayıp küfretme işe yarıyorsa, bunun bir sebebi var. 2011’de yayınlanan bir çalışmaya göre, sövme ağrıya dayanabilme yeteneğinizi artırabilir. Time’ın yer verdiği yazıda araştırmacılar küfretmenin vücuttaki, morfin gibi ilaçların yatıştırma tesirine benzeyen, tabii, ağrı kesici kimyevilerin salgısını harekete geçirdiğini iddia etti.

“Küfür zeka göstergesidir”

Çalışmalar tabu kabul edilen kelimeleri akıcı kullanmanın genelden daha geniş bir söz dağarcığına işaret ettiğini gösterdi. Sövme üzerinde çalışan araştırmacılar alışkanlığın daha yüksek IQ düzeyine bağlı olabileceğini de ilave etti.

Continue Reading

Drug

Sarhoşken, Danimarka’dan Grönland’i istedi

Published

on

Sarhoş bir Amerikalı genç, hayali olan Grönland’ı kendisine vermeleri için Danimarka devletine bir e-mail yollamış.

Aldığı yanıt ise genci oldukça şaşırtmış durumda.. 23 yaşında olan genç adam, sarhoş olunca, bir hayalini gerçekleştirmek için şart olan cesareti buldu ve harekete geçti. İstediği şey ise biraz büyüktü: “Grönland!”

GRÖNLAND’I İSTEMİŞ

Türkiye gazetesinin aktardığı habere göre, “Romu biraz fazla kaçırdığımda dünya ellerimin arasındaymış gibi hissediyorum” diyen Joe isimli kişi, Grönland’ın kendisinin olmasını arzuluyordu fakat satın almasının olanaksız olduğunu fark etti. “Arzuladığım o uçsuz bucaksız toprakları satın almak için on yıllar süresince para biriktirmem gerekirdi fakat ben bunun önümüzdeki birkaç saat içinde olmasını istiyordum” diyen gencin aklına gelen fikir ise oldukça garipti.

“GRÖNLAND’I KULLANIYOR MUSUNUZ?”

İçkiye devam ettikçe aklına gelen bu enteresan fikri uygulayacak kadar cesaretlenen Joe, Danimarka’nın egemenliğinde bulunan Grönland’a sahip olabilmek için Danimarka devletine bir mail atmaya karar verdi. Mailin konu bölümüne ise “Grönland’ı kullanıyor musunuz?” yazdı.

KİMİ OYUNLARINI VE MECMUALARINI ÖNERİ ETMİŞ

Joe mailinde, arkadaşıyla birlikte bir ülkeye sahip olmak istediklerini, böyle bir ölçekte idare deneyimleri olmasa da AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de kimi şirketleri denetlediğini, arkadaşıyla beraber Grönland’ı yönetebileceklerini söyledi. Danimarka halkını kaygı etmesi gereken bir şey olmadığını, aslında onlara iyilik yaptığını, şayet önerinini kabul etmezlerse onlara bazı Xbox oyunlarını ve Rolling Stone mecmualarını verebileceğini de ilave etti. 2,166,086 kilometrekare arazi için minnettar olacağını söyleyen Joe, “Benimle bağlantıya geçmek isterseniz bu adresten geri dönüş yapabilirsiniz” diyerek iletinini bitirdi.

Sabah kendine geldiğinde attığı maili tamamiyle unuttuğunu söyleyen 23 yaşında olan adam, karşı taraftan yanıt gelene kadar da yaptığı şeyi anımsamamış dahi. Kendisine Danimarka hükümetinin resmi bir hesabından yanıt geldiğini gördüğünde ise korkuya kapılmış. “Acaba mapusa girer miyim, yasalara ters bir şey mi yaptım?” kaygısı ile iletiye tıkladığını söyleyen Joe, yazılanları görünce hem çok şaşırmış hem de oldukça deşarj olmuş.

“SANA GRÖNLAND’I VERMEMİZ OLANAKSIZ FAKAT…”

Danimarka’ya ait resmi bir hesaptan gelen e-mail, “Sevgili Joe, mailin için teşekkürler” diye başlayıp şöyle devam ediyordu: “Büyük hayallerden hoşlanıyoruz. Bir gün düşlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini hiçbir zaman bilemezsin ancak sana Grönland’ı vermemiz olanaksız. Yeniden de sorduğun için teşekkürler. Belki de işe küçükten başlamalısın. İşte Grönland’da, talebelere İngilizce öğretecek bir adam arayan bir iş. Belki bu işi yapabilirsin.” İletilerine iş duyurusu içeren bir link de ilave eden Danimarka hükümeti iletinini, “Sana, kendin için uygun bir ülke bulmakta bol talihler. Saygılarımızla.” diyerek bitirmiş. Mailin nihayetinde ise Danimarka Dışişleri Bakanlığı imzası varmış.

Continue Reading

Gündem

YouTube fenomeni Cem Korkmaz intihar etti!

Published

on

YouTube’da yayınlanan videolar ile tanınan ve Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik 4 filminde de rol alan Cem Korkmaz, intihar etti.

Cem Korkmaz’ın ölüm haberi kısa sürede sosyal medyada yayılırken, Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz tarafından da doğrulandı. Can Yılmaz, Twitter hesabı üzerinden yayınladığı mesajda “Sevgili Muhittin abimizin oğlu Cem Korkmaz’ın intihar haberi maalesef doğru. Allah rahmet eylesin. Yakınlarına sabır diliyorum.” ifadesini kullandı.

 

CEM KORKMAZ KİMDİR?

1987 Bursa doğumlu Cem Korkmaz, ilk ve orta öğretimini Bursa’da tamamladıktan sonra Bursa Devlet Tiyatrosu’nda tiyatro eğitimi aldı. Ünlü Youtuber, sunucu ve oyuncu kimliği  ile tanınan isim birçok filmde, dizide ve reklamda rol aldı.

Continue Reading

Trending