Connect with us

Gündem

Japonya’dan Amerika’ya Varan Nükleer Sızıntının Deniz Yaşamına Etkileri Artıyor

Fukuşima Nükleer Santral kazasının etkileri her geçen daha çok ortaya çıkıyor.

Published

on

Kuzey Japonya sularında, Japon balıkçı Hirasaka Hiroshi’nin yakaladığı bu büyük balık (kapak fotoğrafına bakınız), Japon balıkçıların endişesini doğruladı. Fukuşima Nükleer Santral kazasının yerel balıklar üzerindeki etkilerine dair duyulan endişenin gerçekliği ortaya çıkmış oldu. Amerikalı Pasifik kıyısı balıkçılarının, yakaladıkları balıklar arasında, kanlı ve tümörlü olanların sayısının bir hayli arttığına yönelik bilgi; harap olmuş Fukuşima Nükleer Santral’in yaydığı radyasyonun etkisinin tahmin edilenin çok üstünde bir seviyede olduğunu da kanıtlıyor.

2011 yılında, depremle tetiklenen tsunaminin sebep olduğu Fukushima Nükleer Santrali’ndeki patlama sonrasındaki radyasyon sızıntısı, Pasifik Okyanusu ve Amerika’ya kadar ulaştı. Fakat Amerika Birleşik Devletleri; okyanusta yapılan seyreltme operasyonunun, radyasyon tehlikesini, Amerikan deniz sınırları içerisinden uzak tuttuğunu söylerken, Japonya ise bölge etrafında balıkçılığı hali hazırda yasaklamış durumda.

haberic1

Amerika Birleşik Devletleri’nin tehlikesizliğe dair tahmin oyunlarına rağmen, Amerikan halkının büyük bir çoğunluğu, radyasyon taşıyan balıkların piyasada satıldığına dair bir inanca sahip ve sağlıklarının riskli bir konumda olduklarına inanıyorlar. Aşağıdaki haritadan da; baskın akımların, okyanus suyu ve balıkları, Japonya’dan batı kıyılara, Amerika’ya kadar taşıdıkları görülüyor.

haberic2

Doktorasını A-Bomb testleri konusu üzerine yapmış olan bilim insanı Ken Buesseler; konu hakkında:

“Bu olayın Amerika’yı bu kadar etkileyeceğini ve halkın tepki vereceği kadar ilerleyeceğini beklemiyorduk. İlk bir kaç aylık başlangıç aşamasında, evet, olabilirdi. Fakat 1 – 1,5 yıl sonra dahi özellikle Santa Cruz sakinlerinden, denizlerinde yüzerken gördükleri santral enkazlarına dair fazlaca ihbar almaya başladık. Biz de onları güvenli bir bölgeye taşınmaları konusunda uyardık.” dedi.

Radyoaktif Bulaşımın, Tümörlü-Kanserli Balık Fotoğrafları ile Kanıtları

Fukushima radyasyonunun, Pasifik kıyılarında yarattığı etkinin birincil kanıtlarını, yerel balıkçıların yakaladıkları ve fotoğrafladıkları balıklar oluşturuyor.

Yerel Çevre Gözlemcileri (LEO), Alaska’dan yakaladıkları 3 farklı Alaska Somonu türünün barındırdığı, gelişen kanser hücrelerinin belli olduğu fotoğrafı yayınladı.

habericsomon

Yerel Çevre Gözlemcileri ayrıca; Nigliq Kanalı’nda yakaladıkları lezyonlu ve tümörlü balıkların fotoğraflarını da paylaştı.

haberic3

haberic4

Bölgeden bir balıkçı şunları söyledi:

“Bu işi yaptığım yıllar boyunca böyle bir balık yakalamadım. Yakaladığım 3 farklı hasta balıkların hepsinde aynı işaretler vardı ve bir tanesinde ise de ağzından çıkan bir şişkinlik bulunuyordu.”

haberic5

Bu Chinook Somon türü balığında ise; gelişen tümörü, tüm kafa bölgesinde görüyoruz.

haberic6

Pasifik kıyı balıkçıları; Amerikan hükümetinin, radyasyon zehirlenmesine karşı endişeye yönelik tavırdan uzaklaşmalarına dönük açıklamalarına ve endişelerini görmezden gelmesine karşı oldukça kızgınlar. Amerikan hükümet kurullarının, söz konusu tehlike için henüz bir testin uygulanmadığını ve gelecekte de buna yönelik bir planları olmadığını belirtmeleri ise, çeşitli kanallardan tepkiler almayı sürdürüyor.

Even Buessler bu konu hakkındaki endişelerini şu cümlelerle belirtti:

“Amerikan hükümeti bizi hayal kırıklığına uğrattı çünkü okyanusta radyoaktivite testi uygulamadılar. EPA, içme suyu çalışmalarını ve soluduğumuz havaya dair incelemelerine devam ediyor fakat bu araştırmalar içinde okyanus suyu yok. Bu çılgınlık… Bu test ve araştırma Amerikan çıkarları açısından gereklidir fakat hiçbir kurum bu önerimi dikkate almadı.”

haberic7

Bilim adamları; konuyla ilgili müdahaleyi Japon hükümetinin sızıntıya yönelik çalışmalarına bırakarak, korkulacak bir şey olmadığını belirtiyorlar. Fakat o bölgede tekrar edecek bir deprem ya da tsunami, daha büyük bir felaketi yaratacak ve bundan Pasifik hatta tüm dünya etkilenecektir.

Continue Reading
Comments

Gündem

Küfür Eden İnsanlar Daha Dürüst Oluyorlar

Published

on

Yapılan bir araştırmaya göre küfür eden insanların daha dürüst ve ikna edici olduğu ortaya çıktı.

Günlük hayatta ‘sövmek’ veyahut bir savunma mekanizması olarak kullanmak nahoş bir alışkanlık olarak bilinir. Ancak yapılan araştırmalar daha ‘renkli’ bir dil kullanmanın bir takım yararlarının olduğunu ortaya koydu. Küfür etmek, yalnızca akıl ve fiziki sıhhatimize yardımcı olmuyor bu arada diğerleriyle konuşmalarımızı pozitif etkiliyor. Hem de ilmi çalışmalara göre bir zeka göstergesi de sayılan küfür, ağrıya dayanıklılığı dahi artırıyor.

 

CNN Türk’ün Huffingtonpost.com’dan derlediği habere göre, küfür etmek müdafaa ettiğiniz bir savın etkinliğini ve ikna ediciliğini  artırıyor. Bunun yanında küfür etmek bir konu ile ilgili nasıl hissettiğinizi ayrıntılı izahınızı veya fiziksel dövüşe girmeden anlatmanızı da sağlıyor.

Yapılan çalışmalara göre söven insanların sıklıkla daha az yalan söyleyen ve daha yüksek ahlaki standartlara sahip insanlar olduğunu gösteriyor.

 

 

Araştırmacılar yaptıkları araştırmada katılımcıların küfür kullanımını inceledi ve kişinin doğruluğunu belirlemek için kontrol sualleri soran bir grup değerlendirmeden oluşan bir yalan ölçeği yapmalarını sağladılar. Çalışma küfür edenlerle dürüstlük düzeyleri arasında direk ilişki tespit ettiler.

“Küfür etmek ağrıya olan dayanıklılığınızı artırır”

Parmağımızı çarptığımızda bir iki sayıp küfretme işe yarıyorsa, bunun bir sebebi var. 2011’de yayınlanan bir çalışmaya göre, sövme ağrıya dayanabilme yeteneğinizi artırabilir. Time’ın yer verdiği yazıda araştırmacılar küfretmenin vücuttaki, morfin gibi ilaçların yatıştırma tesirine benzeyen, tabii, ağrı kesici kimyevilerin salgısını harekete geçirdiğini iddia etti.

“Küfür zeka göstergesidir”

Çalışmalar tabu kabul edilen kelimeleri akıcı kullanmanın genelden daha geniş bir söz dağarcığına işaret ettiğini gösterdi. Sövme üzerinde çalışan araştırmacılar alışkanlığın daha yüksek IQ düzeyine bağlı olabileceğini de ilave etti.

Continue Reading

Drug

Sarhoşken, Danimarka’dan Grönland’i istedi

Published

on

Sarhoş bir Amerikalı genç, hayali olan Grönland’ı kendisine vermeleri için Danimarka devletine bir e-mail yollamış.

Aldığı yanıt ise genci oldukça şaşırtmış durumda.. 23 yaşında olan genç adam, sarhoş olunca, bir hayalini gerçekleştirmek için şart olan cesareti buldu ve harekete geçti. İstediği şey ise biraz büyüktü: “Grönland!”

GRÖNLAND’I İSTEMİŞ

Türkiye gazetesinin aktardığı habere göre, “Romu biraz fazla kaçırdığımda dünya ellerimin arasındaymış gibi hissediyorum” diyen Joe isimli kişi, Grönland’ın kendisinin olmasını arzuluyordu fakat satın almasının olanaksız olduğunu fark etti. “Arzuladığım o uçsuz bucaksız toprakları satın almak için on yıllar süresince para biriktirmem gerekirdi fakat ben bunun önümüzdeki birkaç saat içinde olmasını istiyordum” diyen gencin aklına gelen fikir ise oldukça garipti.

“GRÖNLAND’I KULLANIYOR MUSUNUZ?”

İçkiye devam ettikçe aklına gelen bu enteresan fikri uygulayacak kadar cesaretlenen Joe, Danimarka’nın egemenliğinde bulunan Grönland’a sahip olabilmek için Danimarka devletine bir mail atmaya karar verdi. Mailin konu bölümüne ise “Grönland’ı kullanıyor musunuz?” yazdı.

KİMİ OYUNLARINI VE MECMUALARINI ÖNERİ ETMİŞ

Joe mailinde, arkadaşıyla birlikte bir ülkeye sahip olmak istediklerini, böyle bir ölçekte idare deneyimleri olmasa da AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’de kimi şirketleri denetlediğini, arkadaşıyla beraber Grönland’ı yönetebileceklerini söyledi. Danimarka halkını kaygı etmesi gereken bir şey olmadığını, aslında onlara iyilik yaptığını, şayet önerinini kabul etmezlerse onlara bazı Xbox oyunlarını ve Rolling Stone mecmualarını verebileceğini de ilave etti. 2,166,086 kilometrekare arazi için minnettar olacağını söyleyen Joe, “Benimle bağlantıya geçmek isterseniz bu adresten geri dönüş yapabilirsiniz” diyerek iletinini bitirdi.

Sabah kendine geldiğinde attığı maili tamamiyle unuttuğunu söyleyen 23 yaşında olan adam, karşı taraftan yanıt gelene kadar da yaptığı şeyi anımsamamış dahi. Kendisine Danimarka hükümetinin resmi bir hesabından yanıt geldiğini gördüğünde ise korkuya kapılmış. “Acaba mapusa girer miyim, yasalara ters bir şey mi yaptım?” kaygısı ile iletiye tıkladığını söyleyen Joe, yazılanları görünce hem çok şaşırmış hem de oldukça deşarj olmuş.

“SANA GRÖNLAND’I VERMEMİZ OLANAKSIZ FAKAT…”

Danimarka’ya ait resmi bir hesaptan gelen e-mail, “Sevgili Joe, mailin için teşekkürler” diye başlayıp şöyle devam ediyordu: “Büyük hayallerden hoşlanıyoruz. Bir gün düşlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini hiçbir zaman bilemezsin ancak sana Grönland’ı vermemiz olanaksız. Yeniden de sorduğun için teşekkürler. Belki de işe küçükten başlamalısın. İşte Grönland’da, talebelere İngilizce öğretecek bir adam arayan bir iş. Belki bu işi yapabilirsin.” İletilerine iş duyurusu içeren bir link de ilave eden Danimarka hükümeti iletinini, “Sana, kendin için uygun bir ülke bulmakta bol talihler. Saygılarımızla.” diyerek bitirmiş. Mailin nihayetinde ise Danimarka Dışişleri Bakanlığı imzası varmış.

Continue Reading

Gündem

YouTube fenomeni Cem Korkmaz intihar etti!

Published

on

YouTube’da yayınlanan videolar ile tanınan ve Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik 4 filminde de rol alan Cem Korkmaz, intihar etti.

Cem Korkmaz’ın ölüm haberi kısa sürede sosyal medyada yayılırken, Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz tarafından da doğrulandı. Can Yılmaz, Twitter hesabı üzerinden yayınladığı mesajda “Sevgili Muhittin abimizin oğlu Cem Korkmaz’ın intihar haberi maalesef doğru. Allah rahmet eylesin. Yakınlarına sabır diliyorum.” ifadesini kullandı.

 

CEM KORKMAZ KİMDİR?

1987 Bursa doğumlu Cem Korkmaz, ilk ve orta öğretimini Bursa’da tamamladıktan sonra Bursa Devlet Tiyatrosu’nda tiyatro eğitimi aldı. Ünlü Youtuber, sunucu ve oyuncu kimliği  ile tanınan isim birçok filmde, dizide ve reklamda rol aldı.

Continue Reading

Trending